Nasa’dan Uzay meraklılarını sevindirecek güzel bir haber 40 ışık yılı uzaklıkta bazılarının canlı yaşamına uygun olabileceği düşünülen 7 gezegen bulundu. Exoplanet discovery adı verilen yeni gezegen keşfi için Google bir doodle hazırladı.
Maalesef bu gezegenler imkanlarımıza göre yinede uzakta kalıyor Güneş sisteminin dışında Samanyolu galaksisi içindeki Trappist-1 adlı yıldızın yörüngesinde bulunan gezegenlerden üç tanesinin canlı yaşamı ve su varlığı olabileceği düşünülüyor.
Ekip üyelerinden olan Liege Üniversites öğrencisi Jehin Galaksimizde 200 milyondan fazla yıldız var. Bunların her birinde 10 tane Dünya benzeri gezegen olsa artık gerisini siz hesap edin diye konuşma yaptı.
Nasa’dan gelen haberler ile artık evrende yalnız olmadığmızı azda olsa biliyoruz ve her an yeni bir keşif ile yeni canlı türleri yeni yaşamlar bulunabilir.
Nasa'nın keşif edilen 7 gezegen hakkında yaptığı açıklamayı aşağıdan izleyebilirsiniz, video Türkçe altyazılıdır.
DİNİ BOYUTU;
İslamiyet ve Kur'an-ı Kerim'de konuyla alakalı ilgili hadisler ve atıflar;
1- Ayeti Kerime: "Allah'u Teâlâ her şeyi çift yaratmıştır." (Sure-i Zariyat, Ayet 49)
Onsekizbin âlemden birisi bu dünyadır. Bu dünya gibi onyedibin dokuzyüzdoksandokuz âlem daha vardır. Eski deyimle bunlara felek denir. Peygamberimiz (Sallallahu aleyhi vesellem) bu onsekizbin bu dünya gibi dünyalar içinde insan yaşayan âlemlere rahmet olarak hepsine peygamber olarak gönderilmiştir. 18 bin âlem vardır, içinden birisi bu dünyamızdır. (Delâil-i Hayrat Şerhi «Kara Dâvûd», Sayfa: 429; Mir'at-ı Kâinat, Cild 1, Sayfa: 77)
“Gökleri ve yeri yaratan, onların benzerlerini yaratmaya kadir değil midir? Evet, O, yaratan ve bilendir.” (Yâsin Suresi, 81. Ayet Meali)
"Göktekiler ve yerdekiler, isteyerek veya istemeyerek gölgeleri ile beraber Allah'a secde ederler." (Rad, 15)
Her ne kadar Türkçe meale yansımamış olsa da, ayetin Arapçasında “göktekilerin” akıllı canlılar olduğu açıkça görülür. Çünkü ayetin Arapça metninde onları (gökte olanları) tanımlamak için مَن فِي السَّمَاوَاتِ yani “men fis semavati” ifadesi kullanılır. Buradaki men zamiri sadece kişileri tanımlamak için kullanılır (aynı zamanda “kim” anlamına gelir). Eğer akıl sahibi olmayan varlıklardan veya cisimlerden bahsetseydi ayette مَا yani “ma” zamiri kullanılırdı çünkü kişi olmayan varlıkları (hayvan, cisim vs.) tanımlamak için kullanılan zamir “ma” zamiridir ama ayette böyle denmiyor (“ma” aynı zamanda “ne” anlamına gelir). -İngilizce bilenler bu dilbilgisi kuralını hemen anlayacaklardır çünkü aynı yapı İngilizcede de vardır. -Ve bunlar cin veya melek de değillerdir çünkü ‘gölge’ ve dolayısıyla da ‘cismani beden’ sahibidirler.
Dolayısıyla göklerde yaşayan akıllı ve cismani bedenleri olan yaratıkların varlığı Rad suresinin 15. ayetiyle sabittir.
“Göktekiler” ifadesi Kur’an’da kişi zamiri kullanılarak defalarca kez geçer.
TEVRATTAN
Ve vaki oldu ki, üçüncü günde sabah olunca gök gürlemeleri, ve şimşekler; ve dağ üzerinde koyu bir bulut, ve çok kuvvetli boru sesi oldu; ve ordugâhta olan bütün kavm titredi. Ve Allahı karşılamak için Musa kavmi ordugâhtan çıkardı, ve dağın eteğinde durdular. Ve Sina Dağı, hep tütüyordu, çünküRAB onun üzerine ates içinde inmişti; ve onun dumanı ocak dumanı gibi çıkıyordu, ve bütün dağ çok titredi.”(Çıkış 19:16-18)
Düzenleme ve ekleme hogsmeadetr.blogspot.com.tr
(Kaynaklar; neoder.org, diniyazilar.com)


0 Yorumlar